Etiketler

,

Geldim ! tüm yaprakları kurtarıp hazanın şerrinden
Menekşe goncasında sakladığım bir bahar getirdim

Eylül’ü sırtlayıp
Gözü dönmüş Ekim yağmurlarında yıkayıp tenimi
Sana saçlarında unuttuğum fırtınayı getirdim
Çevirme yüzünü…şehrin ışıklarından değil,
Eski bir hikayenin son satırından düşüp de geldim

Henüz yağmadan kar kuşların kısmeti kapanmadan
Doğurduğun acıya isim koymadan daha
Emanet nefesinde bir can
Dilimde kan getirdim

Geldim ! eğip başımı gir çığlığına
Dişlerimde hırsının kılıcını getirdim

Saçlarım gittiğin mevsime benziyor
Oysa hiçbir martıya dokunmamıştım
Bütün karanlıkları bıçaklayan gözlerde
Hep seni aramıştım..

Geldim ! kaldır utancını yüzüme
Aynalardan usanmış bir bakış
Kara gözlerinde saklanmış hüzün
Eşkıya yanına barut getirdim
Bütün kalemleri kır
Fermanımı as döşüne..

Ben ölürsem sende
Kısalır bu yollar
Her durakta yeni yüzler
Elvedalara kalkan eller
İçi dolu bavullar
Kırmızıya dost gözler olur
Belki aynı düzlemde
Doğu batı birleşir
Gökkuşağı özlediğin renge bürünür

Geldim ! izin ver
Bu garip hesap
Mahşerde değil de
Belki bu dünyada ödenir

Uzat elini..
Saçlarında yeşersin unuttuğum iklim
Yine bir göl kenarı düşünde
Ayaklarımız değmeden suya
Son bir sigara
Bir fincan kahve
Ve iki satır yazalım

Geldim ! anla beni
Seni sevdim ben
Bütün titrekliğinde alevin
Yanmışlığında yüreğin
Üşümüşlüğünde elimin
Beyazında saçımın
Kanamışlığında dudağın

Eğip başımı git çığlığına
Dişlerimde hırsının kılıcını getirdim

Levent Saral

Reklamlar