Etiketler

Buraya ilk gelişimizi hatırlıyor musun?
Tarih henüz başlamamıştı.
Sabah ve akşam oluyordu.
Biz sadece ne olacağını
beklemekle geçiriyorduk.
Nehrin yatağını bulması uzun sürdü.
Duran suyun akmaya
başlaması uzun sürmüştü.
Ezeli akan derenin yatağı.
Hatırlıyorum da bir gün,
bir buzul burada doğurmuştu ve
buzdağları kuzeye yelken açmıştı.
Bir keresinde de yeşil yaprakları…
ve üzerinde boş bir kuş yuvası olan
bir ağaç sürükleniyordu akan suda.
Yıllarca sadece balıklar atlamıştı.
Sonra arı topluluğunun
boğulduğu an geldi.

Daha sonra iki geyik güreşmişti.
Sonra sinek ve boynuz bulutu…
…dallar gibi önümüzden akmıştı.
Yerinden doğrulan hep otlar olurdu.
Yabani kedilerin, yabani domuzların,
ve manda leşlerinin
üzerinde büyürlerdi.
Hatırlıyor musun, çayırların arasından,
bir sabah bizim uzun
zamandır beklediğimiz…
…iki ayaklı suretimiz çıkmıştı.
Alnına otlar yapışmıştı ve
ilk çıkardığı ses bir nida olmuştu.
Ne demişti "ah" mı,
"oh" mu, yoksa "of" mu?
Yoksa sadece bir inleme miydi?
Nihayet ilk defa
bu insanlara gülebilmiştik.
O nidadan ve sonradan gelenlerin sesleriyle
konuşmayı öğrenmiştik.

Reklamlar