boynuma doladığın suçluluk duygusu
ne zaman bana kin duyduğunu düşünsem sana sürükledi beni
sürüklendim bir geminin arkasına bağlanmış bir sandal gibi.
ardında bıraktığın hınç köpüklerine boğuldum
battım çıktım
çıktım battım…
ne o suçluluk duygusu denen ipi koparabildim.
ne tam batabildim.
güneşimi kestin.
koca bir gölgelik karanlığında yol aldım.
yol aldım, can verdim
ruhumun orta yerinde bulunan tıpayı çekecektim ki,
vazgeçtim.
denizin suyu daha da tuzlandı bu yolculukta.
önce tenimi ışıldatan verniklerim döküldü
sonra tahtalarım çürümeye başladı
ters yöne çektiğim kürekler boşunaydı.
sen buzdağlarını sıyırdın gittin
ben göremedim çarptım.
önce küreklerim kırıldı
sonra kaburgalarım.
öyle sıkı bağlamıştın ki
her şey kırıldı, döküldü, parçalandı
ama ipin ucunda,
hala boynum vardı…

MD

Reklamlar